KARIŞIK OKUL TAKIMLARI YAZMA ETKİNLİĞİ: DENEME 

Öğrenciler:     Melek Kayseri (EO)

Ömer Burak Ç (PDSYO)

Duru E. (HKO)

Berrak U. (HKO)

Elif Ö. (TOKİ)



SES BAYRAĞIM TÜRKÇEM

Dil insanların en temel iletişim aracıdır. Dil sayesinde insanoğlu kuşaklar arasında iletişim ve bilgi aktarmı sağlamış; günümüz teknolojisine bu sayede ulaşmıştır. Duygularımızı, düşüncelerimizi, hayallerimizi, isteklerimizi dil sayesinde karşı tarafa iletiriz. Dilin olmadığı bir dünyada yaşamanın nasıl olacağını hayal dahi edemiyorum. İnsanların hiç konuşmadığı bir dünya ne kadar sıkıcı ve ne kadar zor olurdu.

Dünyada her milletin bir dili olduğu gibi binlerce yıllık geçmişi olan Türk milletinin de gelişmiş bir dili vardır: Türkçe! Türkçe, dünyada en çok konuşulan 5 dilden bir tanesidir. Bu konuda ünlü profesörlerimizden Oktay Sinanoğlu şöyle der: Unutmayın! Başka hiçbir dil bilmeden sizi Adriyatik'ten Çin Seddi'ne kadar götürecek tek bir dil vardır; Türkçe! Dilinize sahip çıkın."

Dünyada bu kadar insanın konuştuğu Türkçe maalesef son dönemde ciddi bir tehlike altındadır. Lakin bu tehlike Türkçenin başına ilk defa gelmemiştir. Daha önceki yüzyıllarda da Türkçe benzer tehlikeleri yaşamıştır. Bu tehlikenin çıkış noktası her zaman başka dillere özenmekten, dilimize gereken değeri vermemekten kaynaklandı. Bundan sekiz asır önce 13 Mayıs 1277 tarihinde Karamanoğlu Mehmet Bey de bu durumdan rahatsız olmuş ve ünlü fermanını yayınlamıştı. Bu fermanı hepimiz çok iyi anlamalıyız. Fermanda şöyle der: “Şimden gerü hiç gimesne divanda, dergahda, bergahda ve dahi her yerde Türk dilinden özge söz söylemeye.” Bu fermanı en iyi anlayan insanlardan biri de Atatürk olmuştur. Cumhuriyetin kurulmasından hemen sonra Osmanlı Dönemi’nde Arapça, Farsça, Fransızca gibi dillerin aşırı etkisinde kalan Türkçemiz için büyük bir seferberlik başlatmış ve TDK’yi kurmuştur. Kuruluş amacı Türkçenin tarihini araştırmak ve dilimizi özüne döndürmek olmuştur.

Başlığı neden “Ses Bayrağım Türkçem” yaptık ondan bahsedelim. Çünkü Türkçemiz bizim en önemli değerlerimizden biri, bayrak kadar kutsal bir değerdir. Nasıl ki bayrağımızı yere düşürmemek için uğraşıyorsak dilimize de sahip çıkmalı, onu korumalıyız. Bu noktada en önemli vazife biz gençlere düşmektedir. Küreselleşen dünyada maalesef İngilizce gibi diller dilimizi ve kültürümüzü işgal etmekte, bu işgalde en büyük pay da bizlerdedir. Çünkü bizler gençler olarak yabancı kelime kullanımına pek fazla dikkat etmiyoruz. Teknolojik isimlerin tamamına yakını yabancı kelimeler onu geçtim sokağımızdaki, çarşımızdaki dükkan isimleri bile yabancı. Sanırsın İngiltere’de geziyoruz! Bırakın turistik yerleri ülkenin en ücra kasabalarında dahi yabancı kelimeler kullanılmakta…

Peki, bu durumun sonu ne olacak? Kim Türkçeye sahip çıkacak? Yeniden bir Karamanoğlu Mehmet Bey yeniden bir Mustafa Kemal Atatürk mü bekleyelim ? Yoksa dilimizi bizler, Türk gençliği olan bizler mi kurtaralım?

Bırakın başkaları uğraşsın demeyin! Türk milletindenim diyen herkes her şeyden önce Türkçe konuşmalıdır. Aksi halde milletine ve kültürüne bağlılığı sorgulanmalıdır! Türk dilinin güzelliğine ve zenginliğine kavuşması için milletin bütün fertleri ilgili olmalıdır. İşe ilk önce isimlerden başlamalı, yabancı kelimeler kullanan çevremizi uyarmalıyız. İnternette, sosyal medyada dilimizi olduğu gibi kullanmalı, kelimeleri değiştirmemeliyiz. Unutmayalım ki Türkçe elden giderse, millet de elden gider.

Sözlerimizi Atatürk’ün şu güzel özdeyişi ile bitirelim: “Türk milletinin dili Türkçe’dir. Türk dili dünyada en güzel, en zengin ve en kolay olabilecek bir dildir. Onun için her Türk, dilini çok sever ve onu yüceltmek için çalışır.”

 

 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar